25Nis

ARA……..SIRA

Yazsam mı? dedim…elim kağıda+kaleme gitmedi…sözler, sesler boğazımda düğümlendi..
derken kağıt buruşup, bir kenarda dinlendi….hayat öyle hızlandı, öyle zorlandı, öyle dertlenip
tasalandı ki….bu ruh, bu beden, ne yapsam, derlenip tertiplenemedi…….eski haline dönmek için
tepindi….lakin, orijinalinin esamesi okunmayan, bu günde, şu anda….aslına karşıdan bakan,
artık yalnız astarı kalan, kendine bakıp bakıp ….”demek hayat böyleymiş” diye
söylendi…bendeki esas ben, hayata ARA verdi. Halim böyle iken, aklım yaz derken, canım hiç
istemedi, bol bol içlenip, sızlanıp…… “benim düşüncemden kime ne, kimin düşüncesinden bana
ne….niye söyleyeyim…olmadı çiziktireyim…okumadılar diye üzüleyim….herkesin fikri
kendine, benimkisi bende, elalemden bana ne” derken derken….aylar geçti…..gün geldi, tekrar,
yeni ben şekillendi, neye benzeyeceğini bilmeden, büyümek, derken yürümek, konuşmak
istedi….en nihayetinde, artık SIRA geldi ki, yazmak ve paylaşmak istedi…ve elim kaleme,
kalem kağıda değdi….kurtulduk sanmıştınız ama, yine, içimdeki yeni, canlanıp dile geldi…
Ben yeni yazıları sıralarken, birkaç hafta eski yazılardan geçinip gidelim….ne dersiniz!?!

© Copyright 2026, Tüm Hakları Saklıdır.