Şiirler, şarkılar birisi için yazılmaz, bir aşk için yazılır. Çünkü insan böylesi bir inceliğe ve
harcanacak zamana değer bir varlık değildir….basit ve kabadır çoğu kez gerçekte….
Oysa aşk, detaylarda gizli inceliklerle bezelidir, süslüdür. Hiç alakası olmayan akılları bile
çelici cazibededir ve çok güçlü bir yandaşı vardır….hayal! Aşk hayali bürünür, en sevdiği
giysisidir. Aşkın ardı sıra sürükleyip getirdiği hayal, bir kez sizde kurulmaya görsün….olmaz
her şeyi olura-olmuşa-olacağa dönüştürür….konakladıkları sürece aşk hayali, hayal aşkı besler,
büyütür.. Siz sıradan bir hayatta sıradan bir insan olarak yürüyüp giderken, bir gece karanlıkta,
gözlerinizdeki yaşlardan, etrafınıza bile doğru dürüst bakamazken, çok uzaklardan bir ışık önce
gözünüzü, sonra kalbinizi….derken aklınızı alır. Ayın en güzel hali misali biri yolunuzu
aydınlatmıştır; size siz olduğunuzu ve güzel olduğunuzu, dahası özel olduğunuzu hatırlatır.
Gözleriyle sizi sarar sarmalar, ses etmeden yarınlara saklar. Bekle geleceğim der gibidir…..ama
gelmez…..Her söz veren gibi, her söz gibi o da yalan çıkmıştır…..oysa inandınız ya…..zamana
inat beklersiniz….bugün…..bugün değilse yarın der durursunuz….günler, aylar ve yıllar ardı
ardına geçer…..gelmez….neden sonra anlarsınız ki, siz bir hayal görmüşsünüzdür……görüp
görebileceğiniz en güzel hayal, en utandığınız, en acıtan, en ağlatan, en yalan, en aldatıcı, en
özel hayaldir. Her hayal gibi, vakit saat gelince kayboluverir. Tekrarı, benzeri, aslı astarı
olmayan, hey gidi yalancı hayal!

