…..bu adam ne satıyor?!…eskiciler eski de kaldı, ben çocukluktan geçerken onlar da yok
oldular…..ne sattığını bilemediğimiz adam sonra şöyle diye bağırdı-ama melodik ve bu kez
rahatsızlık vermeyen bir tarzda-“o badem bu badem” hadi yaa!…..hemen koştum, çıktım
odamdan…yola baktım…yok…mısırcıya sordum “o badem bu badem diye bağıran siz misiniz”
şaşkın bana baktı, gülerek (hayatında ilk kez bademi mısır sanan bir kadın görmenin komikliği
ile) gülümsedi “o ilerde” dedi…. o tarafa doğru yürüyorum hızlı hızlı, kaçırmamam lazım…o da
ne…..bademci hiç durmadan hem bağırıyor hem hızlı hızlı yürüyor…peşinden koşmaya…ben de
ona bağırmaya başladım… adam dönüp de beni görünce şaşırdı, peşinden sarışın bir kadının
koşması, hiç art niyetsiz hoşuna gitti….bademi aldım, hepsini yedim…ama….o bademi
tanımadığım için, o bademin bu badem mi yoksa başka badem mi olduğunu bilemedim???

