Bir eylül sabahı, ortak kararımızla ve isteğimizle…..bir sırada yan yana oturarak
ayrıldık…..hakimi görmedik bile….tahta sırada, yirmi yıl önce okul sırasındaymış gibi, havadan
sudan konuşurken, avukat işlemler tamam dedi, birbirimize bakmadan kalktık……..onca yıl hiç
yaşanmamış gibi…. hoşçakal görüşürüz dedik…..niye görüşeceğimizi bilmeden…..öylesine….dil
alışkanlığı…..belki hala ortak olduğumuz tek çocuğumuzun varlığı söyletti….öylesine,
düşünmeden, ağzımızdan çıkıp, adliye koridorlarını dolaşıp, merdivenlerden çıkışa gitti,
bitmişti. Temiz, kesin, emin, kararlı yapılan tüm şeyler gibi….bir kerede, keskince…..ve
derince…
O eylül sabahı sonrası, başka bir dünyaya açtım gözlerimi, kendi isteğimle, beni olduğum yere
sabitleyen ve hiçbir anlamda gelişmeme izin vermeyen her türlü şeyden, söz-etiket-mal-mülk
emek-sevgi-az da olsa mutluluk-saygı-dostluk-değerler-yargılar-kaygılar ve hatta kendimden
~tekrar eski özüme ve derken onun beni götüreceği özgürlüğe giden yola çıkabilmek için~ o
güne kadar sahip olduğum her şeyden vazgeçtim….

