……
Önce,
affedenler, affetmeyenler ve aracılar olarak üçe….
Sonra ara-lar,
arabulucu, arakazıcı, aragötürücü ve aragömücü şeklinde dörde….
…daha sonra ise,
kendi içlerinde cins ve cibilliyetlerine göre bilmem artık kaç bine ayrılırlar ki…kendileri tüm
bu bölümler arasında en çok çalışan kesimdir………………
…….affedenler, figürandır…az da konuşsa çok da konuşsa önemli değildir, kimse için fark
etmez, baştan bellidir, affedicidir, saftır, hassastır, iyi veya çok kötü bazen hesapçıdır, günün
anlam ve önemine göre değişen değişkenliklerinin, evrakta memur misali, hiçbir getiri-götürüsü
yoktur…….
…….diğerleri yani affetmeyenler, assolistlerdir ki yapacakları önceden bellidir, bu grup hamuru
gibi serttir, dürüsttür, doğrudur, eğilmez, bükülmez ya kırar ya kırılırlar…durumları güç, işleri
hafif, replikleri azdır…….
…….aracılar….bunlar ağır işçidir…7/24 çalışırlar…bir ya da bin yıl sürsün devam ederler…tek
istedikleri hedefledikleridir…….olayı alır, aldım diye mühürler, belki bir an duraksar ve hemen
sonra işlerine kaldıkları yerden devam ederler…….
…….arabulucular hep suçludur, ne yapsa yaranamaz sonunda pişman olur, bir daha aracı olmam
derler…….
…….arakazıcı da keza arabulucu havalarında, yardım etme çaba ve telaşı edasıyla, habire
aradaki derin boşluğu daha da daha da kazarlar, nedenleri kendilerine göre değişiklik
gösterir…….
…….aragötürücü arabulucu pozlarında, o kargaşada ne bulsa cebine indirir, kimsenin haberi
yokken götürür…….
…….aragömücüler, öyle bir rol çalarlar ki, değil üvertür şarkıcıyı ağlatıp, işsiz bırakırım haaa!
tavrı kaprisi…benim diyen assolisti bile korkutur….amanınnn!…bu ne yaaa!… dedirtirler…iki
arada bir derede, kapasite ve doğuştan getirdiği yeteneği ile, her türden bir ikisini eler, hemen
yerinde gömerler…….yaaa! işte böyle bizim insan….giller!

