9Şub

🕸FERMAN

İnsan gün gelir artık dayanamaz; alt düzeyse firar eder, orta ise isyan eder, çok üst
düzeyse…..buradaki gibi ferman eder!
Be adam! Be kadın! Sen kimsin ki böylesine hükmedersin benim hayatıma…..tanımadan
bilmeden-görmeden, hangi hastalıklı hayaline bular-sarar-sarmalar da…ipe asmak istersin
beni…sen nesin ki!?…benimle ilgili karar verecek, konuşacak veya ortalığa konu edecek. O
zaman ben de, ezerim seni! İyi insanımdır, özüm sözüm doğrudur ama iş savaşa gelince inan
tanımamışsındır benim gibisini…..canımı yakmaya gör…..savaşta her şey mübah deyip, salarak
aklımı fikrimi-olmadı cismimi-olmadı ismimi-o da olmadı-tüm şeytanca hislerimi. Göze
göz….dişe diş! Müdahale etmedim de…boynu büküklerden mi sandın beni?! Ben bir aşktan
başkasına eğmem ne başımı….ne aklımı; o da benimki gibi gerçekse…aslı astarı yoksa…bana ne
seçme saçma fantazilerden….yoksa sizin gibi ufak tefek ablalar, çok bilmiş, gördüğü her güzel
kadına aynı etiketi yapıştıran bey abilere…ben baş eğmem-boyun bükmem, çünkü ben her
yaptığımın arkasında dururum, kaçmam, kaçanı da kovalamam. Bana yakışmaz hiçbiri, aslımda
sırıtır, sonradan görme misali… Amaaaa….ya size ne demeli o bembeyaz saçlarla yaa!…..hem
şaşırtınız hem çok üzdünüz beni….üzüldüğüm ne miydi?……Yaşınıza oranla hiç olmayan hayat
bilginizdi… Benim yediğim-içtiğim ve her bir adım-izim belli ve apaçık orta yerdedir,
gizlenmem, dolayısıyla da izlenmem……..sizin aklınızdan geçen ve isteyip de ulaşamayınca
kurguladığınız her bir çarpık hikaye…..ancak sizin çok alışık olduğunuz, kendi düzeninizin
dikiz aynasından yansıyan yanılsamasıdır; sizin için alışılagelmiş ama benim hiç
barışagelmediğim ve dahi denemediğim bir durum ve ruh halidir ki, ben de geçerliliği olmayan
bir hayat birimi olarak döner durur da, bir türlü kabul ettiremez kendini. Neyse bu da size ders
olsun, bir daha güzel bir kadın görünce terbiyenizi takının, sonra bir de etrafınıza bakının….öyle
ahkam kesmeyin hemen tanımadığınız insanlarla ilgili, sonra mazallah atıp tuttuğunuz kadın
alıverir aklınızı ve derken ruhunuzu; siz inkar, iftira ve sonrasında itiraf diye giderken…..Dedim
ya aman dikkat! Bu yaştan sonra, affetmez öldürür insanı cehalet ve gaflet!

31Oca

MİSAFİR…İZ

Bir ben+bir koca kedi+bir küçük kız, bir evde bu gece arkadaş birbirine… ev dediysek….kızma
eski!…güzel olmuş küçük kızın tahtının yeri de, bedeline eş değerde malı mülkü de, gel gör ki,
biz üç yalnız arkadaş, bu evde, bu gece, bir kaderde.. misafiriz birbirimize….

29Oca

EVLENDİ…..

…kızım, yok yeni değil, 2 yıl önce de evlenmişti….ikinci kez, daha iyi, daha gösterişli ve daha
pahalı evlendi….yani evi oldu…..önceki ev küçücüktü bir oda bir sofaydı, hani nohut oda bakla
sofa dedikleri….nohut dediysek, benzetmemize halel gelmesin, sen de kızma eski! havyar
yatağında nohut ve bakla sayılırdı….ev küçüktü, ona göreydi, kendi gibi minicikti….derken dev
bir kedi geldi eve, tuvaletin yarısını kaplayan kumu, her yana dağılan tüyleriyle, güzelim ev dar
geldi…ben bir gün boyu ancak sığarken, sığamaz oldum, uykuya dalamaz oldum….gel zaman
git zaman, “yeni”den “ev”lendi, ev büyüdü, hayaller büyüdü, planlar gelişti….oda üç oldu,
banyo iki oldu…..ama işe bakın ki, büyüyen eve tezat, benim yerim hep aynı kaldı!
YORUMSUZ!

22Oca

🕸ARKADAŞIM DEDİ Kİ…

Arkadaşım dedi ki; “..şimdi sen bu konuşan adam filan gibi yazıları yazıyorsun ama….eee??…ya
eski!….bak kadın beni unutmamış, habire bana bir şeyler dokunduruyor, yazılarında bana
göndermeler yapıyor…….diye….hımmmm!!!” Ama ben, yapı itibariyle birine bir söyleyeceğim
varsa, hiç durmam, hiç beklemem koşar söylerim….tabii….karşımdaki beni dinleyecekse,
dinlemeyene veya her nedense dinleyemeyene zaten sözüm olmaz-duramam çatlarım-ortamdan
kırılırım. Söz, ani bir kararla, fevri bir ihtiyaçtan, acil döküldüğünde, ne kadar ürkütücü ve
tehlikeli olabilirken, durdurulup, bekletildiğinde ve bu bekleyişin bitişi, sürekli ertelendiğinde,
bozulur-bükülür; bayatlayan sözün yanında-arkasında durulmaz olur. O yüzden, bilen bilir, ben
söyleyeceğimi, duraklatmam; bırakırım gideceği yolu kendi bulsun. Ve bilirim ki, yazabilmek
için, sindirmek gerekir; neyi mi….. neyi anlatacaksanız onu….. aşk-ölüm-kayıp-kazanç-nefret
hasret….hepsinin sindirilmesi gerekir. Henüz tadarken, yudum yudum, artık her neyse
yudumladığınız, azar azar ya da bol kepçe, el-ayak, hepsi batmış bir halde….. yazılmaz…..
beklenir ve o beklemede, kelimeler art arda eklenir….diğer türlü, hangi duygu ise, sizi yazmaya
itekleyiveren, o duygunun şiddeti, sizi anlatmak istediğinizden çok uzaklara bırakır, yolunuzu
kaybedersiniz.

20Oca

🕸UÇAK KAZASI

Bu kocaların, bir dakika durup…….düşünmesi gerekir…..ben ne yaptım?…. evet…..bir kaza oldu
ama ne kazası?!? Büyük aşklardan oluşan -eşlerden birinin çok sevmesi, bu şekilde anılmak
için yeterlidir- evliliklerdeki kazalar, uçak kazası gibidir, kurtulmak neredeyse bir mucizedir ve
bu mucize çoğu kez gerçekleşmez…….kısaca geri dönüş, her nerede kalmışsanız
imkansızdır……devam+ı kaybolmuştur, tekrar etmek, tekrar denemek, geri dönmek istemek
mümkün değildir. Tüm yaşanan gerçekler, iki kişi arasında kalmıştır -eğer eşlerden biri
gerçekten sevmişse böyle olmalıdır- yani kara kutuya hapsolmuştur. Bulunması zor, bulunsa da artık bir şeyleri düzeltmek için çok geçtir…Geçmiş olsundur!!!!!

11Oca

🕸SAĞLAM KADIN

Arkadaşım beni tebrik etti!!!
“Ne sağlam kadınsın…..bu devirde?” dedi. Sağlam kadın?! Evet.. çok sağlamım gerçekten de…
Öyle ki, çok sağlam olduğum için, yirmi yıllık yatak, hayat, hayal arkadaşımdan vazgeçtim. Üç
kişiyi bir oyunda çok bulduğum için…..Ve yine çok sağlam olduğum için, ayrıca onca yıl türlü
fedakarlıklarla toparlanmalardan oluşan, ufuktaki yüklüce bir dünya malına sırtımı döndüm.
Çifte standart uygulayan toplum baskısını göğüsledim, hem de tuş ettim, ederken hayata olan
tüm inancımı, insan sevgimi kaybettim. Aşkı…..çok sağlam olduğum için, eğilip, bükülüp nabza
göre şerbet veremediğim, saman altından su yürütemediğim için, ancak uzaktan seyrettim. Öyle
sağlamım ki, seyrederken bittim, özlem, umut, geçmiş-gelecek, hepsini acımdan yitirdim de,
yine de vermedim özümden. Sağlam olmak adına, insan olmayı, kadın olmayı, hata yapmayı
ıskaladım, geçtim de……bir aslımdan geçemedim. Evet…evet!!! Ben gerçekten bu tebriği hak
ettim. Koca ömrümün içine, küçücükte olsa, istediğim gibi bir hayat yerleştiremedim
ya…..aferin bana…… iyi halt ettim!!!

2Oca

🕸Mektupppp❗

Konuşmak istersiniz, birçok kereler…ama her nedense başaramazsınız….bilirsiniz dertler sesli
zor anlatılır….hele bir de karşınızda değerli, cihana değer bir insan varsa…onu üzecek, kıracak
diye bazı sözler geri durur, bazıları gözlerinde takılı kalır…..bazısı sizi incitir….sonuçta aşk
bu….gurur var….karşısında ağlamak….istemezsiniz. Siz de yazarsınız…kızar yazarsınız…. küser
yazarsınız……ümitlenir yazarsınız ya kağıda ya aklınıza ya hayalinize ve hatta renklendirir
boyarsınız ve…….beklersiniz…..söylemeden anlasın….o da size yazsın….”merhaba…nasılsın?”

1Oca

🕸HAYATIMIN ŞİİRİ

Ben hayatın bir şiir olduğunu düşünüyorum. Herkesin şiiri ayrı. Şiirlerdeki temalar benzer
ancak hangi temanın öne çıkacağı kadere bağlıdır. Sözcüklerin çoğu aynı, ama dizilişi sırası,
mısraların birbirinin ardı sıra gelişi, dizilişi farklı, noktalamaları farklı ve ne yazık ki…..kimi
çok kısa….kimisi gereğinden fazla uzun ve sıkıcı…..kimi şen şakrak……kimisi veryansındadır
her fırsatta….dert benzer, derman benzer, yazan aynı….ama okuyan farklı….okuyanın anlayışı,
kavrayışı ve en önemlisi yorumlayışı birbirinden binbir türlü farklıdır.

© Copyright 2026, Tüm Hakları Saklıdır.