3Tem

YAV ŞAK ŞAK

Erkeğin yavşağına ne denir? Kadının yavşağına ne dendiğini biliyoruz da…. Erkeği bilemedik
… Terbiyeli ve bu yüzden bilgisiz olanlar için kelimeyi açıklayalım……yılışık ve aşağılık yani
ikisinin bir arada olma hali…. Kimler yavşak erkektir; şöyle sıralayabiliriz….en hafiften ağıra….
Toplum içinde, bir kadın yanından, önünden, sağından solundan geçerken; her neden
bahsederse bahsetsin, yanındaki arkadaşına iki kelime edip, geçen kadına sırıtan ve hatta tekrar
dönüp aynı yılışık ve pek bilmiş ifade ile konuşan!
Bir kadına; eğer kadın ona bakmıyorsa; gözünü dikip bakan, bakarken de, babasından kalmış
mal-mülk gibi, kadının enini boyunu artık başka merak ettiği ne varsa….ölçüp biçen!
Tanıştığı kadına, nüfus müdürü gibi önce medeni halini sorup, sonra nüfus kütüğündeki tüm
bilgileri irdeleyen….dahası mıncıklayan!
Tanıştığı kadınla bir-iki kez konuşup, arkadaşça esprilere gülüp geçmiş olmalarından
mütevellit, kendini o kadının “boyfriend” i sanma; yalnızca merhabalaşma ile yetinmeyip, daha
çok isteyen, o da kar etmeyince yanına sokulup, sanki aralarında çok özel bir şeyler varmış gibi,
sesini alçaltıp fısıltıyla hatır soran, sonra bu durumdan rahatsız olan kadın, kendisini
silkeleyince, kadın hakkında etrafa yalan yanlış tanıtım yapan ve bu tanıtımları dinleyen ve
doğru belleyen diğer erkekler! (ki bunlar aynı zamanda akılsızlardır da)
Kapalı havuzda, karşısına çıkan her kadına, hayatında ilk kez kadın görmüş; daha önce kadın
bedeninin resmini, okul kitaplarındaki haliyle bile hiç tanımamış, sanki bebekliğinden şu
olgunluk dönemine kadar yalnız erkeklerin yaşadığı bir gezegenden yeni gelmiş gibi; şaşkın,
çaresiz ve afallamış bir ifade ile süzenler! (burada sözü edilen kadın, normal, sıradan, bizim
gibi bir kadın, çok genç veya çok güzel değil)
Spor yapma bahanesiyle aylar yıllar boyu spor salonuna gelip, nedense görünürde veya
görünmezde bir başarı elde edemeyenler!
Yine spor salonlarında, sağdan değil de soldan yürüyor diye kadına çarpan, sonra nasıl da
çarptım diye arkadaşlarına sırıtarak el sallayan, kadın “ne oluyor” diyerek çalımını bozunca
arızaya geçen, sonra sinirleri müsait olmadığı için kadına abuk sabuk laflar eden ve aslında
kadından genç olan ama beyni örümceklenmişler!
Her girdiği ortamda, belli bir süre sonra polemik yaratan, önceden tedbir alınmazsa, en çok
1-2 saat içinde, sinsi ve fesat söylemlerle, en yakın insanları bile birbirinden eden, dedikoducu
kadın profilli, muhtemelen ruh sağlığı bozuk ancak ağzı laf yapan hastalıklı tipler!

1Tem

🕸YALANCI HAYAL

Şiirler, şarkılar birisi için yazılmaz, bir aşk için yazılır. Çünkü insan böylesi bir inceliğe ve
harcanacak zamana değer bir varlık değildir….basit ve kabadır çoğu kez gerçekte….
Oysa aşk, detaylarda gizli inceliklerle bezelidir, süslüdür. Hiç alakası olmayan akılları bile
çelici cazibededir ve çok güçlü bir yandaşı vardır….hayal! Aşk hayali bürünür, en sevdiği
giysisidir. Aşkın ardı sıra sürükleyip getirdiği hayal, bir kez sizde kurulmaya görsün….olmaz
her şeyi olura-olmuşa-olacağa dönüştürür….konakladıkları sürece aşk hayali, hayal aşkı besler,
büyütür.. Siz sıradan bir hayatta sıradan bir insan olarak yürüyüp giderken, bir gece karanlıkta,
gözlerinizdeki yaşlardan, etrafınıza bile doğru dürüst bakamazken, çok uzaklardan bir ışık önce
gözünüzü, sonra kalbinizi….derken aklınızı alır. Ayın en güzel hali misali biri yolunuzu
aydınlatmıştır; size siz olduğunuzu ve güzel olduğunuzu, dahası özel olduğunuzu hatırlatır.
Gözleriyle sizi sarar sarmalar, ses etmeden yarınlara saklar. Bekle geleceğim der gibidir…..ama
gelmez…..Her söz veren gibi, her söz gibi o da yalan çıkmıştır…..oysa inandınız ya…..zamana
inat beklersiniz….bugün…..bugün değilse yarın der durursunuz….günler, aylar ve yıllar ardı
ardına geçer…..gelmez….neden sonra anlarsınız ki, siz bir hayal görmüşsünüzdür……görüp
görebileceğiniz en güzel hayal, en utandığınız, en acıtan, en ağlatan, en yalan, en aldatıcı, en
özel hayaldir. Her hayal gibi, vakit saat gelince kayboluverir. Tekrarı, benzeri, aslı astarı
olmayan, hey gidi yalancı hayal!

30Haz

KARAR….

…….verdim, artık ne yazık ki hiçbir şeyden mutlu olmayan ben, minicikte olsa bulunamayan o
mutluluğun kırıntısını, bluzumu bavula koymak üzere katlarken buldum….a-aaa meğer
mutluluk neredeymiş!!!!….kararımı verdim…nereye mi?….ne fark eder?….her yer benim evim!

28Haz

VE’EV ALAMADIM!

Çok baktım toplam!!! 10 gün!!! hiç bilmediğim, sadece adını duyduğum, tüm hayatım boyunca,
toplam!!! 10 gün yaşadığım!!! bir yerde, ne için aldığımı bilmediğim, sadece geçmişten
kurtulmak, yeni bir hayata başlamak, özgür kalan bedenime tezat, eskisinden de tutsak ruhumu
artık salıvermek arzusunun peşi sıra, içgüdüsel bir çaba ile, acaba? kim bilir? belki? diyerek,
bir çare için, semtini, metrekaresini, maliyetini ölçemediğim biçemediğim yalnızlığıma denk
getirmek için gittim bakmaya….almaya çalıştığım ev ise; anılarla doluluktan bana yer kalmamış
yaşamaya çalıştığım evin; konfor anlamında, değer anlamında, kolay hayat anlamında, dörtte
biri bile olmadığı ve biriktirmekle, taksitlendirmekle, didinmekle kazanılmayacak bir miktar
yatırım olduğu için…kusura bakma arkadaşım, evi alamadım, seni de güldürdüm kendime!!!

27Haz

🕸İYİ BAYRAMLAAAAAR!!

Çoluk çocuk uçuyoruz yine…..yine bir bayram…….yine göçmen kuşlar misali yurdum
insanı!….. eğer eş dost akraba sıkıntısı çekiyor……”çocuğum torunum yok, çok garip
hissediyorum kendimi bayramlarda” diyorsanız koşup gelin THY’nin bayram seferlerine…..
yemin ederim, eğer cümbür cemaat gidilen veya gelinen bayram ziyaretinden bir farkı varsa,
ne olayım… Ön-sağ-sol+çocuk-bebek bir daha geri dönmeyecekmiş gibi alınan eşyalar ve bir
hafta sonra değil de, bir ömür sonra buluşulacakmış gibi sallanan eller, acıtan vedalaşmalar!

22Haz

Her güne bir MASALLL!

Neden bilmem!….Size masal anlatmak istedim! Ben de masal çok! Çocukluğumuzda pek
çoğumuzun severek, merakla dinlediğimiz masallar, biz büyüdükçe, nedense hafızamızda
kuytuda bir yer bulur ve gizlenirler. Ta ki, bir çocuğumuz oluncaya veya bir çocuğa illaki
anlatmak zorunda kalıncaya kadar, sessiz beklerler.
Masalların varlığını unuttuğunuz o dönemde, hayat, tam gaz ilerlemektedir aslında. Gerçek
hayat, sürdürmek zorunda olduğumuz veya bile isteye seçtiğimiz, çoğu kez hızına, yönüne,
ortamına müdahele edemediğimiz hayatımız, günü güne bağlayıp, yürüyüp gitmektedir. O
esnada, imkanımız olup da, şöyle bir durup oturup düşünsek, her birimizin kendi masalımızda
yaşayıp gittiğimizi eminin fark ederiz. Kimi zaman, sonunu hiç düşünmeden veya çok
düşünerek seçtiğimiz masal, sonradan olaya ilave olan kahramanlarla, çocukluğumuzdakinden
farklı olarak gelişir ve sonuçlanır. Biz ne olduğunu anlayıncaya kadarsa iş işten geçmiş biz
masalın dışında kalmışızdır, yalnızızdır; ya da masal bizim dışımızda kalmış, yani bizim için
bitmiştir. İşte ben size böyle masallar anlatacağım; sizi kendi masalınızdan fazla
uzaklaştırmamak için, olabildiğince kısaltarak elbette…….

18Haz

🕸BABASININ KIZI

Erkeğe en yakışan kadın, hem de hiç eskimeden, yıpranıp-yaşlanıp çirkinleşmeden, hem de bu
dünyadaki son anlarına dek, en yakışan tek kadın, kızıdır. Gün gelir tüm aşklar eskir, tüm
kahramanlar küçülür, güçsüzleşir. Ama kızların babaları, her nedense, kendilerini sonsuza
kadar, öyle ilk günkü gibi korurlar, sevgili kızlarının gözünde…….gönlünde……kız için babası,
yirmi yıl, otuz yıl önce ne ise, onca yıl sonra tekrar aynı hisleri ona yaşatan, hatırlatan tek
adamdır her nasılsa….. Baba kızın aşkı ölümsüzdür. Erkek çocuğun anneye olan aşkı ise
evlilikle noktalanan, yani aşkla başlayıp, değişerek, sevgiyle devam eden bir durumdadır en
fevkaladeden….. O yüzden sevgili babalar, serde erkeklik var, sizi kim tutar……tamam
da?!……Sakın bırakmayın! …..eğer varsa kızınızın elini…..onun bıraktığınız eli, annesininkine
benzemez, avucunuzdaki boş yeri sızlar durur…..yıllar boyu…..yeri dolmaz, ne kızla, ne
kadınla……bulduğunuz olsa da en güzelinden bir alamet-i farika….

16Haz

🕸AŞK KAVUŞMASI

Üzülmeyin!… gerçek aşk kavuşma ümidi, daha doğrusu kavuşma anı olmayanıdır. Kavuşunca
aşk biter, başlar değişmeye. Gelin ata binmiş, ya kısmet nereye misali…artık sonrasında kader
ne derse…

16Haz

SEVGİ❓

Sevgiyi taşımak zordur, maharet ister-cesaret ister-emek ister…..hele ki, sahibi artık yanınızda
yoksa, dönülür ya da dönülmezde ise…sevgi ağırdır-yüktür-borçtur-alacaktır….
hesaplanması+hesaplaşması mümkün olmayan….edinmesi+tutması+bırakması her aşaması ayrı
ayrı……sözün kısası sevgi zordur!

12Haz

RÜYA+MLAR

Şarkı nasıldı?
Rüyalar gerçek olsa….seni her gün görürdüm………….benim size
anlatacaklarımsa….tekrarını, yeni baştanını, devamını görmemek için, gözlerinizi bir daha
kapayamayacağınız cinsten….kabus desen değil, bilinçaltı desen değil, hayal desen
değil….”kaderin tecellisi” tek açıklaması…. korkunç olan ise…..kaçıp kurtulmak
imkansız….sonu sezilemeyen, öngörülemeyen, bilinmeyen bir yola giriş, hatta bazı kereler,
istem dışı kendini bir anda o yolda buluş ve bir dönem sonrasında ise çıkış+geri dönüş şansı
olmadığı için, gücünüz yettiğince gidebildiğiniz yere kadar sona doğru ilerleyiş….işte benim
RÜYA+MLAR maalesef böyle……

© Copyright 2026, Tüm Hakları Saklıdır.