9Eyl

CESUR MUSUNUZ………

….özgürlüğü sırtlayacak kadar…..cesur musunuz? Özgürlüğün büyük bir bölümü yalnızlıktır;
istenmeyen, ihtiyaçtan fazla yalnızlık…alışıncaya kadar, hep yanınızda taşıyacağınız
düşünüldüğünde, oldukça da ağırdır… Onca bedel karşılığında alınan “ÖZGÜRLÜK”
için….değer mi? O kadar “CESUR” musunuz?

8Eyl

🕸ALDATILAN veya ALDANAN ❓ EŞ❗ 

Üç seçenek vardır eş için;

  1. Tüm güçle karşı çıkmak…..aşk için evlenenlerin ve akıllı (ancak çok değil) ve gururlu
    olanların seçeneğidir. Olan bitene, ufukta görünen aşk mı, bir anlık seviş mi, şehvet kalıntısı
    mı?….artık karşısına çıkan her neyse, itiraz etmek, isyan etmek, savaşmak ve zafer de kazanılsa,
    kazanılana sırtını dönmek,
  2. Kabul etmek, edemediği halde, eder gibi davranmak, bildiği halde, bilmez görünmek ve
    beklemek; kaderin karşısına çıkarıp, yol arkadaşını çaldığı şey her neyse, bir anlıksa veya en
    fenasından aşksa, beklemek…..beklemek, bugün değilse yarın bitecek, geri gelecek, yine
    sevecek diye ümitlenmek, bu ümidi taşıyabilmek için her gün kendinden ödün vermek, bu olay
    başına geldikten sonra, her yıl, beş yıl yaşlanmak ve geri dönmemecesine değişmek, tanınmaz
    hale gelmek,
  3. intikam almak, göze göz dişe diş…..ki bu hallerin en salakçasıdır; adam zaten
    gitmiş…..seninle ilgilenmiyor ki…..sen ister bir ister bin intikam al, umurunda olmaz, sen boş
    yere saçmalarsın!
  4. Hiç umuruna takmamak, zaten para veya bir takım maddi çıkarlar için yapılan bir evliliği,
    Allahın belası! deyip, sürdürmek, günde bir kez yerine, üç kez alışverişe çıkmak, olmadı uzak
    bir diyara uçup rahatlamak ve unutmak! Sonra yine gelip biraz daha süt sağmak….eeee! inek
    beslemenin de kendine göre zorlukları var tabii….arada yemlemeyi de unutmamak gerekir, gerçi
    o, ithal ot veya en tazesinden besleniyordur ama olsun görev görevdir. Teklif var ısrar yok…
    Haydi kızlar çarşıya!….
7Eyl

KEŞKE…….. (aşk+sevgi+sevda)

…en güvendiğimiz insan adi, yalan, yalancı çıkacağına, ölseydi kendiliğinden….geride binlerce
hatıra kalsaydı gerçekmiş sanılan…
…aşk acısız olsaydı, böylesi acıtıp sızlatmasaydı, ya da acısız aşk olamıyorsa, aşk da olmasaydı…
…gelecekte bir gün, dilediğimiz yerde, birbirinin olamayacaksa bakışlarımız, birbirimizi hiç
görmeseydik ta en başından…
…sevseydik sevebildiğimizce, sevemeyince vazgeçmeseydik, bir zamanlar çok sevdiğimizden,
yerini verebilseydik, gönüldeki en kıymetli köşeden…
…aşk bu kadar değersiz kalmasaydı…..yalancı sevdaların, anlık hazların, genetik zaafların
yanında…..varlığından en azından gurur ve onur duysaydık, olmasa da özünde, özelinde, işimize
yarar bir yan…
…yaşlansaydık ama sevdamız genç kalsaydı, yüzümüzdeki çizgilere tezat, ilk günkü gibi, yeni ve
diri tutabilseydik, en derinimizde, kalbimizde…


5Eyl

🕸UNIVERSITY

Üniversite yılları ne güzeldir……..herkes olduğu gibidir. Olmak istediği veya olacağı gibi değil
de….neyse odur; bilgisi-bilgisizliği, görgüsü-göreneği, hepsi tepeden tırnağa öz-be-öz kendidir;
henüz şahsına, ailesine, bildiklerine yabancı bir ek katılmamış; hiçbir şeyle harmanlanmamış
haldedir ve biriciktir; öylesine saf ve öylesine benzersiz, eşsiz…Derken yavaş yavaş büyür
ve hayat yolundaki her adımda farklılaşır, büyümek adına, güçlenmek adına dönüşür……başka
kalıplarda, farklı eklentilerle başkalaşır ve derken kendine yabancılaşır……ve en nihayetinde,
yeni kendi ile başbaşa kalır insan….istese de istemese de….

3Eyl

TEKZİP

“İNSAN NE ZAMAN AFFEDER” diye yazmıştım…yazım yanlış olmuş ya başlık değişmeli ya
içerik…insan affetmez…hiçbir zaman unutmaz çünkü….öfkesi soğurken, yorgunluktan,
kızgınlıktan, kendine acımaktan bezmiş beden-ruh-kalp ve akıp giden zaman artık mecburen
başka bir sayfaya geçtiklerini haykırırken….vazgeçer……ancak vazgeçtiği intikamdır…..ateşini
söndürür, baltalarını gömer ve doğrulur….ne için mi….ne kadarı kaldıysa kendinden, onunla
yürüyüp gidebilmek için….geleceğe…..kendinden vazgeçemediği için affedemez ya da
kelimelerle oynarsak biraz- kendinden tamamen vazgeçmedikçe affedemez!

1Eyl

🕸ARTIK BAYRAMLARI DA SEVMİYORUM❗ 

Yine ben, yine soda ve yanımızda yine yalnızlık…..Sevgililer gününden sonra, artık bayramları
da sevmiyorum.
ön-arka-sağ-sol, her yer aile-çoluk-çocuk dolu…. Ben hep mi böyleydim?
Hep böyleysem….nasıl yirmi yıl, ben de herkesin oynadığı bu oyunun içinde mutlu-mutlu
payıma düşeni kotardım; rolümü benimsedim, sonra özümsedim, derken tamamen ezberledim
ve ezber değil de benim orijinal bir parçam diye kabullendim. Yoksa!?….sonradan mı böyle
oldum?! Onca yıl, sırtımda onca yükle, yolumda giderken, yediğim kamçı darbesi ile, irkildim,
kendime geldim, sonra kendimi buldum ve derken her şeyi sırtımdan atıp doğruldum. Bilmek
imkansız! Acaba neydim? Ne oldum? Hatırlamam da….artık manasız. Belli ki geç bilinçlenen
bünye, ruhun, bedenin ve nefsin farkındalığı ve buna bağlı geçmişten gelen karşılanmayan
ihtiyaçların serzenişinin birleşmesi, beni sarstı ve benden içerdeki gerçek benim, yıllardır tutsak
edildiği, ayıp-günah-yasak-aile-örf-adet-saygı seçiminin sonuçlarının, ne olursa olsun, sonuna
kadar kabul edilmesi zorunluluğu, bir ikinci seçeneğin olması mümkün değilmiş gibi
kabullenilmesi ve derken çiftken, tek kişinin yersiz, gereğinden fazla çabalarının dahi
değiştirmeye yetmediği hazin son, çöküş sahnesini getirdi. Sonra yeniden doğma isteği. Bir
türlü doğamama, korku, kararsızlık, telaş, acemilik ve çok uzun süren sancılı bir süreç.
Nihayetinde doğum. Hiç kimseye benzemeyen, nereden geldiği belli olmayan, bir garip ben!
Kendime yabancı ben! Kendimi öğrenmeye çalışan ben! Eskisi ile kıyaslanmayacak kadar, katı,
ürperten gücü ile, o harika vicdandan geldiğine bin şahit lazım, acımasız ben!….ağlayamayan

ben….ama hala var olan kalbiyle, hala…..insan ben!

30Ağu

KAYIP….

Sanki hayatınız bir gecede çalınmış, bir başkasının-hiç bilmediğiniz hayatında-hiç
tanımadığınız insanlarla kalakalmışsınızdır…..belli ki kaybolmuşsunuzdur…fazla seçeneğiniz
yoktur…hatta tektir! Hayatta kalmayı başarmak ve ilk fırsatta kaçıp kurtulmak….kalan sağlar
(sağ olsalar bile sağlam sayılabilirler mi?! şüpheli?!) BİZDENDİR❗

25Ağu

SAYGILI SEVGİLİ

Sevgili büyür büyür büyür…..sevgisi geçer cismini……her yeri kapsar her şeyi kaplar
karşındakini sarar sarmalar….kimi zaman boğar….lakin bir zaman sonra….bunu zaten önceden
de, aynen böyle bildik gördük yaşadık yapar ki…..insanın canını sıkar….bu sevgi ne zaman oldu
saygı babından?

22Ağu

SÖZLER

…..nedir ki kavuşunca….gelir geçer…..bazen bir anda düşer, kimi zaman düşerken dil
kayar…hem kırar hem üzerler…kalpten kalbe geçişi ise en gerçeği en güzel yolculuğu bence
sözlerin….dilin kirine pasına belki yasına yada olmadık hırsına değmeden, bulanmayan
bulaşmayan….
Bir de nasihat….tabii meraklısına!
Gözler dökerken kalbin sessiz sözlerini…tadını çıkart doyunca….her zaman bulunmaz konuşan
kalp, düşmez çoğu kez eline avucunda….

21Ağu

YALAMA…..

….olur insan…kadın veya erkek fark etmez…..ondan ona/ondan ona atlarken… elbette olmayan
da gereksiz ısrar etmemek, elbette farklı seçenekleri denemek doğru ve sağlıklıdır ama…
unutmayın her değişik seçenekte siz de değişirsiniz…nasıl mı?…..ya size ait bir şeyleri
kaybederek ya da kaybettiklerinizi tekrar kazanarak… ne yazık ki, hep kayıp fazla olur!

© Copyright 2026, Tüm Hakları Saklıdır.